28 Kasım 2009
neden-i durmak
bendeki yalan, şaka, inançsızlık, körelti ya da
yaşanmamışlık ya da talihsiz serüvenlere
dönüşme korkusu.. bilmiyorum..
gökdelenlere büyülensek de yüksekten bakmaya
korkuyoruz. bu yüzden çıkmıyoruz belki de tepelere
ve bu yüzden hala burnumuz havada
önümüze bakmadan ilerlemekte mümkün değil ki anacım!..
17 Kasım 2009
1 Kasım 2009
yörüngesizlik
mat saçlar düş evine uzanmak istese de
evin yolunu doğru bulup bulmadığından emin değildir
bulmak..doğruyu bulmak..bulduğunun doğru olup olmadığını
nereden anlayacak acaba
ya da bulduğunu doğru kabul etmek isterse
bu onu tatmin edebilecek mi
sadece bi anlık mutluluk kalacak belki de geriye
sonrasıysa aceleci acımtırak tatlar
ve kafa karıştıran iç buhranlar
neşeyle gülümseme olmayınca yanında
hayal kurmanın manası ne acaba
bi anlık, bi anlık..umut, mutluluk
bu kadar susamış olamaz
kandığı tuzak olmalı geçmişinde
dürtüler ve ertelenişler eşliğinde
...
ya da kendisine kurduğu bi pusu
oyun oynamak isteyen bir çocuğun
daha sonra mızıkçılıkla
oyunu sona erdirmesi gibi bir durum bu
26 Ekim 2009
huzur-u masal
hüzünün boyu uzun, mutluluğun ise kısaymış
aynı ailenin çocuklarıymış,
ebeveynler mutluluğu besler, hüsne yararmış
ve farkında olmasalar da hüznü içten içe çok severlermiş
böyle oldukça arada yanlarına mutluluk yanaşır
fakat hüzün çevrelerini çepeçevre sararmış..
ebeveynler sanki ikisinden birini tercih etmeli bu da mutluluk olması gerekliymiş
..kafaları karışmaya başlamış ve düşün yolculuklarına çıkmışlar
ve bu yolculuğun sonunda kadın huzura gebe kalmış
aynı ailenin çocuklarıymış,
ebeveynler mutluluğu besler, hüsne yararmış
ve farkında olmasalar da hüznü içten içe çok severlermiş
böyle oldukça arada yanlarına mutluluk yanaşır
fakat hüzün çevrelerini çepeçevre sararmış..
ebeveynler sanki ikisinden birini tercih etmeli bu da mutluluk olması gerekliymiş
..kafaları karışmaya başlamış ve düşün yolculuklarına çıkmışlar
ve bu yolculuğun sonunda kadın huzura gebe kalmış
12 Ekim 2009
barkod insanlar
barkodlar halinde sıralanan;
aynı iş peşinde koşan, aynı türden ama
farklı değerdeki(!!) insanlar topluluğu ;
bırakın artık şu laga lugayıı
aynı iş peşinde koşan, aynı türden ama
farklı değerdeki(!!) insanlar topluluğu ;
bırakın artık şu laga lugayıı
3 Ekim 2009
2 Ekim 2009
11 Eylül 2009
gece
düşüncelerim beni boğar
geceye sessizliğim içimdeki
çığlıkların sebebi
ufuk yok, görmek yok
göğsümden kopardığım ipleri
üzrinde kanıt bırakmadan
boğmak var (-dı)
ahh yine o sendrom
tiryaki olduğun gölgelerin
bendeki yaşam kalıntıları
yine yakıyor kalbimi, tenimi..
7 Eylül 2009
anı inkarı mı
önemli olan yazdıklarının arkasında durabilmek yani onun üstüne çıkmak, daha iyilerini yapmak....böyle demişti küçük park' taki türkü cafenin sahibi..ve devam etmişti asıl iş şimdi başlıyor diye 1. kitabını çıkarmış 2.si için hazırlıklarını sürdürüyor ve kendinden emin " bunlar ilkine oranla kat kat daha iyi"... adam resmen ilkine burun kıvırıyor...ama bence bu doğru bi yaklaşım değil. çünkü o yazdıklarında sevinçleri, hüzünleri var...bunları inkar etmek gibi geliyor bana ( onları unutmak istiyor sanırım)..
hüzünden de ziyade acıların çokluğuydu sanırım bu
parantez engeli
Dolu bardak boşaldı, geriye belki de yazılacak bi şey kalmadı
fakat ben bardaktakilerin nereye ve ne şekilde boşaldığıyla ilgilenmek istedim..
[bunu istedim 1. bana malzeme çıksın :) 2. ben bi şeyler çıkardığım için bian sevineyim 3. ise belki kendime yol göstermiş olurum( hoş sözümü dinleyemiyorum ama yine de gevezelik yapmak istedim bunu gerçekten istedim mi sanırım hayır öyle bi istek uyanmadı, yanlış zamanı seçme hatta zamanı ıskalama konusunda iyiyimdir! dur bi de göz kırpayım utanmadan ;) buyur ) ]
(konuştuklarım gibi yazımlarımda parantezler, parantezlerrr halinde gidiyor belki de yaşamım bu şekilde sürüyor ve bu parantezlerde onun gölgesini taşıyor...ve bu yüzdendir ki yazımımı burada keseceğim bardaktaki güzelliklerin kaybolmasına fırsat yaratmadan vaktinde içebileyim)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
